Karar yazarı Akif Beki, haksız kazanç iddialarıyla gündeme gelen eski AKP Milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu’nun, borsada manipülasyon yapmak, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, kişisel verileri paylaşmak ve mal varlığı aklamakla suçlanan eski eşi Ünsal Ban’a dair yeni açıklamalarını köşesine taşıdı.
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) eski Başkanı olan ağabeyi Ali Fuat Taşkesenlioğlu ve Zehra Taşkesenlioğlu’nun, iş insanı Mine Tozlu Sineren’den borsa aracılığıyla para aklama ve rüşvet talep ettikleri iddia edilmişti. Zehra Taşkesenlioğlu’nun eski eşi Ünsal Ban ile boşanma sürecinde özel görüntülerinin sızdırılması ve boşanma davasındaki şiddet/tehdit iddiaları kamuoyuna yansıdı.
Daha önceki yazısında geçmişteki iddialara değinen Karar yazarı Beki, bugünkü “Taşkesenlioğlu ailesi de vurgundan rahatsızmış” başlıklı yazısında Taşkesenlioğlu’nun kendisini aradığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“‘Milletin hem parasını hem duasını alanların rol modelleri’ başlıklı yazımda Taşkesenlioğlu’nu hatırlatmıştım.
Zehra Hanım aradı. Anlaştığımız üzere ana hatlarıyla özetliyorum.
Kötü bir eş seçiminin kurbanı olmuş, bu durum herkesin başına gelebilir.
Eşinin geliriyle açıklanamayacak kadar lüks bir yat almasını gördüğünde uyanmış. Evliliğinin haksız kazanç elde etme ve iktidardan koruma amacı taşımadığını anlar anlamaz boşanmaya karar vermiş. Olası mı, olabilir.
Milletvekili olarak kendisi ve SPK Başkanı olan abisi Ali Fuat Bey, nüfuz ticaretine maruz kaldıklarını geç fark etmişler. Bu durumu anladığı için abisi 2021’de eski eşi Ünsal Ban ile iletişimi kesmiş. Ancak bu durum soru işaretlerini ortadan kaldırıyor mu? Hayır.
Milletvekilliği sona erdikten sonra yargı süreçleri başlamış ve aleyhine yapılan suç duyuruları bir yıl içinde takipsizlikle sonuçlanmış.
Şirketinin SPK’daki işlemleri için Zehra Hanım’a yönlendirildiğini ifade eden Mine Tozlu, büyük bir sansasyon yaratmıştı. O da Ali Fuat Bey ve Zehra Hanım’a rüşvet isteme suçlamalarını 2025’teki davada reddetmiş. Duruşma tutanağını göndermiş.
Bununla birlikte eski eşi Ban ise usulsüzlük, borsa manipülasyonu ve para aklama gibi suçlamalar nedeniyle kısa süreli tutuklanıp serbest bırakılmış, şu an nerede olduğu belirsizmiş.
Kısacası Zehra Hanım, haksız suçlamalara maruz kalmaktan şikayetçi. Kirli bir paranın varlığını inkar etmemekte fakat kendisinin vurguncu değil mağdur olduğunu savunuyor ve karıştırılmamak gerektiğini belirtiyor.
Yani sorulması gereken bir hesap olduğunu kabul ediyor ama yanlış kişiye sorulduğunu söylüyor; kendisinin ve abisinin verilecek bir hesabı bulunmadığını ifade ediyor.
(…)
Zehra Hanım’dan sonra Erzurum’daki aile büyüklerinden amcazâdesi Fahrettin Taşkesenlioğlu aradı.
Köklü bir aile geçmişine sahipler. Medrese ve tekke geleneğinin bilinen temsilcilerinden biri konumundalar. Soyadlarının ağırlığı var.
Fahrettin Bey, aile vakfının da başında yer alıyor. Soyadlarının böyle bir skandala karışmasından son derece rahatsızlık duyduğunu dile getirdi. Dini hassasiyetlerinin çok ihlal edildiğini aktardı.
Zehra Hanım’ı eş seçimi konusunda uyardığını, adlarına leke getireceğinden korktuklarını ancak onun kendilerini dinlemediğini söyledi; tavır olarak düğününe katılmadıklarını, Ali Fuat Bey’in kamu görevinde kapısını asla çalmadıklarını ve kamu kaynaklarından uzak durduklarını belirtti.
Fahrettin Bey ayrıca fon dolandırıcılığı konusunda da duyarlı ve öfkeli. “Bir lokma haram yiyenin cezasını bulması gerekir” diyor.
( ALINTI www.karar.com/yazarlar/akif-beki/taskesenlioglu-ailesi-de-vu… )